Sermaye Piyasası Kurulu Bülten Özeti 2026/5
SPK Bülten No: 2026/5 – 29 Ocak 2026
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve ikincil düzenlemeler çerçevesinde yürüttüğü denetim ve incelemeler sonucunda, 2026/5 sayılı Bülten ile sermaye piyasalarının güven, açıklık ve istikrar içinde işlemesini teminen bir dizi cezai ve idari nitelikli karar almıştır.
İnceleme konusu bülten özellikle izinsiz sermaye piyasası faaliyeti, yurt dışı kaynaklı kaldıraçlı işlemler ve nitelikli dolandırıcılık şüphesi bakımından dikkat çekici tespitler içermektedir.
İnternet Siteleri Üzerinden Yürütülen Faaliyetler
SPK tarafından yapılan tespitlerde;
-
destekmenkulkiymetler,
-
destekglobalmarket,
-
destekglobal.co.uk
uzantılı internet siteleri üzerinden, Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik olarak sermaye piyasası aracı alım-satımı izlenimi veren, ancak Kurul’dan herhangi bir yetki veya izin alınmaksızın faaliyet yürütüldüğü belirlenmiştir.
Bu sitelerin içerik sağlayıcıları hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesi kapsamında “nitelikli dolandırıcılık” suçuna vücut verebilecek mahiyette eylemler bulunduğu yönünde kuvvetli hukuki şüphe oluştuğu değerlendirilmiş ve Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir.
Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur:
SPK, bu aşamada bir mahkûmiyet kararı tesis etmemekte, ancak ceza yargılamasını gerektirecek ağırlıkta bir şüphe eşiğinin aşıldığını tespit etmektedir. Bu durum, ceza muhakemesi bakımından soruşturma açılması için yeterli şüphe kriterinin karşılandığı anlamına gelir.

Telefon Hatlarının Kullanımı Yoluyla Suça İştirak
Bültende ayrıca, adına kayıtlı belirli bir telefon hattının (0312 96 ** 42*) üçüncü kişilerce kullanıma açılması suretiyle, yukarıda belirtilen nitelikli dolandırıcılık faaliyetlerine dolaylı katkı sağlandığı tespit edilmiştir.
Bu tür durumlarda hukuki sorumluluk, yalnızca fiili dolandırıcılığı gerçekleştiren kişilerle sınırlı değildir. Türk Ceza Hukuku bakımından:
-
Suça yardım etme,
-
Bilerek ve isteyerek imkân sağlama,
-
Araç sağlama suretiyle iştirak
halleri gündeme gelmektedir. Bu nedenle, telefon hattını kullandıran kişiler yönünden de TCK 158 kapsamında cezai sorumluluk ihtimali doğmaktadır.
Yurt Dışı Kaynaklı Kaldıraçlı İşlemler ve Erişim Engeli Kararları
1. SPK m.99/4 Kapsamında Erişim Engeli
SPK, Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik olarak, internet aracılığıyla yurt dışında izinsiz kaldıraçlı işlem yaptırdığı tespit edilen çok sayıda internet sitesi hakkında erişim engeli kararı alınması için gerekli hukuki sürecin başlatılmasına karar vermiştir.
Bu kararın dayanağı, 6362 sayılı Kanun’un 99. maddesinin dördüncü fıkrasıdır. Söz konusu düzenleme, yatırımcıların korunması amacıyla ivedi ve önleyici nitelikte tedbirlerin alınmasına imkân tanır.
Bu çerçevede erişimi engellenmesi talep edilen siteler arasında;
-
Forex,
-
CFD,
-
Kaldıraçlı döviz işlemleri
gibi faaliyetleri Türkiye’de yetkisiz biçimde sunduğu değerlendirilen platformlar yer almaktadır.
Buradaki hukuki mantık nettir:
Yetkisiz kaldıraçlı işlem faaliyeti, idari bir aykırılık olmanın ötesinde, uygulamada sıklıkla dolandırıcılık zincirlerinin ilk halkasını oluşturmaktadır.
2. SPK m.99/3 ve m.128/1-(a) Kapsamındaki Siteler
Bültende ayrıca, SPK’nın 1. maddesinde yer alan yatırımcıların korunması ilkesi ile 128/1-(a) ve 99/3 hükümleri uyarınca, izinsiz sermaye piyasası faaliyeti yürüttüğü değerlendirilen bazı internet siteleri hakkında da erişim engeli kararı alınmıştır.
Bu noktada önemli olan husus şudur:
SPK’nın erişim engeli kararları, yalnızca fiilen dolandırıcılık gerçekleşmiş olmasına bağlı değildir. Dolandırıcılık riski taşıyan, yatırımcıyı yanıltmaya elverişli her türlü izinsiz faaliyet, önleyici idari tedbir kapsamına alınabilmektedir.

İlgili SPK Bülten No: 2026/5 – 29 Ocak 2026 tarihli bültene buradan ulaşabilirsiniz.
Hukuki Bilgilendirme
Bu haberde yer alan bilgiler, Sermaye Piyasası Kurulu’nun 29 Ocak 2026 tarihli ve 2026/5 sayılı kamuya açık bülteninde yer alan idari kararlar ve değerlendirmelere dayanmaktadır.
Bültende belirtilen suç duyuruları ve erişim engeli kararları, kesinleşmiş bir yargı kararı anlamına gelmemekte; ceza sorumluluğuna ilişkin nihai değerlendirme yetkili yargı mercilerince yapılmaktadır.